Başka Bir Pencere

Konulara başka bir pencereden bakalım.

Başka BİR Pencere: Sevgi ve Beklentiye Bir Bakış

Sevgi üzerine çoğu zaman şöyle cümleler duyarız:
“Seviyorsan karşılık beklemezsin.”
“Gerçek sevgide beklenti olmaz.”
“Sevgi fedakârlıktır, kendinden vazgeçmektir.”

Ama ben başka bir pencereden bakıyorum.
Ve buradan bakınca görüyorum ki;
Sevgi de, insan gibi…
Eksik, kırılgan ve umut dolu.

Sevdiğimizde, ister istemez bir şeyler bekleriz.
Bir tebessüm, bir sarılma, bir anlayış, bir sıcaklık…
Bunlar eksik olduğunda kırılır kalbimiz.
Ve bu kırılganlık, bizim kötü olduğumuzu değil, insan olduğumuzu gösterir.

Sağlıklı Beklenti:

Sağlıklı bir sevgide beklentiler vardır.
Ama bu beklentiler zorlayıcı değil, paylaşımcıdır.

Bir bakış bekleriz,
anlaşıldığımızı hissetmek isteriz,
birlikte büyümek, birlikte yürümek isteriz.

Sağlıklı beklenti şudur:
“Ben kendim varım.
Sen de kendin varsın.
Ve biz birlikte, daha da güzelleşiyoruz.”

Bir diğer deyişle:
Ne seni sahipleniyorum, ne de kendimi yok ediyorum.
Sadece yan yana yürümek istiyorum.

Sağlıksız Beklenti:

Ama bazen korkularımız ağır basar.
Bazen sevilmediğimizi düşündüğümüz anda, sevgimizi korumak için tutunuruz, sıkılırız, kıskanırız.

İşte o zaman, beklentiler sağlıksızlaşır.
Karşımızdaki insanı değiştirmeye çalışırız.
Kendi boşluklarımızı onun doldurmasını isteriz.
Ve yavaş yavaş… sevgi yerini kırgınlığa bırakır.

Sağlıksız beklenti şunu fısıldar içimizde:
“Beni olduğum gibi kabul et. Ama önce sen değiş.”
“Bana yet. Beni tamamla.”
“Sadece benim için yaşa.”

Ve böylece hem biz tükeniriz, hem karşımızdaki insanı yorarız.

Peki ne yapmalı?

Her şeyden önce şunu kabul etmeli:
Sevgi içinde beklenti taşır.
Ama beklentinin sağlıklı mı, sağlıksız mı olduğunu anlamak için şu soruyu sormalıyız:

  • “Ben bu sevgide paylaşmak mı istiyorum, yoksa eksikliğimi kapatmak mı?”
  • “Karşımdaki insanı gerçekten seviyor muyum, yoksa beni nasıl hissettirdiği için mi seviyorum?”

Ve eğer sevgimiz paylaşım üzerine kuruluyorsa;
zaten o sevgi büyür, çoğalır, şefkat olur, umut olur.

Ama sahip olma üzerine kuruluyorsa;
o zaman her gün biraz daha daralır, küser, kırılır.

Son Söz:

Sevgi;
bir beklentiyle değil,
bir dokunuşla büyür.
Kalpten kalbe bir köprü kurmak gibidir.
Özgürce sevmek, sevilmek gibidir.

Ve bazen, en büyük sevgi;
karşımızdakine “Sen olduğun gibisin ve bu yeter.” diyebilmektir.

Bir başka pencereden baktığınızda,
belki de göreceğiniz şey şudur:
Sevgi, beklentiyi aşabilmektir.
Ve aşabildiğinde, gerçek olur.

Şimdi Sıra Sende

Bir an dur.
Kendine sessizce sor:

“Ben en son ne zaman hiçbir şey beklemeden, sadece içimden geldiği için sevdim?”

Cevap ne olursa olsun,
bil ki;
o anda gerçek sevgiyi hissettin.

Yorum bırakın